<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</title>
	<atom:link href="https://www.dryazgi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.dryazgi.com/</link>
	<description>Fonksiyonel &#38; Bütüncül Tıp</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Jan 2025 03:05:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.2</generator>

<image>
	<url>https://www.dryazgi.com/wp-content/uploads/2024/04/cropped-favicon-32x32.png</url>
	<title>Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</title>
	<link>https://www.dryazgi.com/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Reflü Tedavisi</title>
		<link>https://www.dryazgi.com/reflu-tedavisi/</link>
					<comments>https://www.dryazgi.com/reflu-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Yazgı Kayabaşoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2025 03:05:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dryazgi.com/?p=2648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Öncelikle reflüyü tetikleyen gıdalar belirlenmeli ve uzak durulmalıdır. Fazla yağlı gıdalar-kızartmalar, soğan-sarımsak, kafein, acı baharatlar, limon, domates, portakal, nane, aşırı sıcak/soğuk gıdalar, alkol, sigara reflüyü tetikler. Yemeklerden 1 saat önce ve sonra su/sıvı tüketilmemelidir. Yemek süresi uzatılmalı, gıdalar yavaş yenmeli ve çok iyi çiğnenmelidir. Sonrasında 2 saat boyunca uzanılmamalı, yatılmamalıdır. Fazla kilo varsa verilmeli, öğün [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/reflu-tedavisi/">Reflü Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Öncelikle reflüyü tetikleyen gıdalar belirlenmeli ve uzak durulmalıdır. Fazla yağlı gıdalar-kızartmalar, soğan-sarımsak, kafein, acı baharatlar, limon, domates, portakal, nane, aşırı sıcak/soğuk gıdalar, alkol, sigara reflüyü tetikler.</p>



<p>Yemeklerden 1 saat önce ve sonra su/sıvı tüketilmemelidir.</p>



<p>Yemek süresi uzatılmalı, gıdalar yavaş yenmeli ve çok iyi çiğnenmelidir. Sonrasında 2 saat boyunca uzanılmamalı, yatılmamalıdır.</p>



<p>Fazla kilo varsa verilmeli, öğün porsiyonları küçültülmelidir.</p>



<p>Uykudan en az 4 saat önce yemek tüketimi kesilmelidir. Uyurken baş-boyun yükseltilmelidir.</p>



<p>Mide asidi eksikliği varsa sindirim enzimleri ve/veya sirke kullanımı önerilmelidir.</p>



<p>Beslenme düzenlenmeli, gerekirse gluten-süt ürünleri kesilmelidir. Düşük karbonhidratlı/düşük FODMAP diyeti en az 4 hafta uygulanmalıdır.</p>



<p>Uzun süren reflü ve mide koruyucu kullanımının neden olduğu vitamin-mineral eksiklikleri giderilmeli, bağırsaklarda emilim problemi varsa düzeltilmelidir.</p>



<p>Kişiye özel belirlenecek gıda takviyeleri , probiyotik ve fitoterapötikler kullanılmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/reflu-tedavisi/">Reflü Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dryazgi.com/reflu-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kronik Yorgunluk Tedavisi</title>
		<link>https://www.dryazgi.com/kronik-yorgunluk-tedavisi/</link>
					<comments>https://www.dryazgi.com/kronik-yorgunluk-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Yazgı Kayabaşoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2025 03:05:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dryazgi.com/?p=2645</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kişinin yeterli miktarda dinlenmesine rağmen sürekli olarak kendini halsiz-yorgun hissetmesi, iş verimliliğinin düşmesi, genel isteksizlik, sosyal hayattan uzaklaşma ve mutsuzluk gibi belirtilerle kendini gösteren bir durumdur. Hastaların büyük çoğunluğunda en az 6 aydır devam eden kas ve eklem ağrıları, sürekli yorgunluk ve enerji eksikliği hissi söz konusudur. Buna ilave olarak mide ve bağırsak yakınmaları, sık/kolay [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/kronik-yorgunluk-tedavisi/">Kronik Yorgunluk Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kişinin yeterli miktarda dinlenmesine rağmen sürekli olarak kendini halsiz-yorgun hissetmesi, iş verimliliğinin düşmesi, genel isteksizlik, sosyal hayattan uzaklaşma ve mutsuzluk gibi belirtilerle kendini gösteren bir durumdur.</p>



<p>Hastaların büyük çoğunluğunda en az 6 aydır devam eden kas ve eklem ağrıları, sürekli yorgunluk ve enerji eksikliği hissi söz konusudur.</p>



<p>Buna ilave olarak mide ve bağırsak yakınmaları, sık/kolay hastalanma, uyku problemleri, kan şekerinde dengesizlik, libido düşüklüğü en sık eşlik eden semptomlar arasındadır.</p>



<p>Bu sorunlardan bir veya birkaçı sürekli halsizlik ve yorgunluk durumuna eşlik ediyorsa kök nedenlerin mutlaka detaylıca araştırılması gerekiyor .</p>



<p>Kronik yorgunluk sendromuna neden olan etkenler çok geniş bir spektrumdadır; Stres, uyku bozuklukları, vitamin-mineral eksiklikleri, hareketsizlik, bazı ilaçlar, ağır metaller ve toksinler, yanlış beslenme/bağırsak flora bozukluğu, bazı enfeksiyonlar vb.. durumların değerlendirilmesi ve bütüncül bir bakış açısıyla tedavi yaklaşımı uygulamak gereklidir.</p>



<p>-Tedavide antiinflamatuar beslenme uygulanmalıdır.<br>-Renkli sebzelerden, kaliteli protein ve yağ kaynaklarından, probiyotik ve prebiyotik içeriği zengin gıdalar tüketilmelidir.<br>-Şeker, işlenmiş gıda, kafein tüketimini sınırlanmalıdır.<br>-Bağırsak ve sindirim sorunları eşlik ediyorsa gluten ve süt ürünlerinin kesildiği eliminasyon diyeti uygulanmalıdır.<br>-Glutatyon, C vitamini, Ozon Terapi, NAC(N-Asetil Sistein) gibi destekler kişinin ihtiyacına göre tedaviye eklenmelidir.<br>-Uyku ve stres için Magnezyum, Fosfotidilserin, Melatonin, GABA, L-Theanine gibi takviyeler kullanılabilir.</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/kronik-yorgunluk-tedavisi/">Kronik Yorgunluk Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dryazgi.com/kronik-yorgunluk-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kabızlık Tedavisi</title>
		<link>https://www.dryazgi.com/kabizlik-tedavisi/</link>
					<comments>https://www.dryazgi.com/kabizlik-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Yazgı Kayabaşoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2025 03:04:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dryazgi.com/?p=2642</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hastalarıma önemle sorduğum sorulardan biri kabızlığınız var mı ? Büyük çoğunlukla “hayır, yok” yanıtını alıyorum. Peki gerçekten öyle mi? “Her gün düzenli dışkılama yapıyorsunuz yani” dediğimde ise 2 günde bir, 3 günde bir diyenler oluyor maalesef. İdeal dışkılama günde 2 kez, yumuşak ve düzgün kıvamlı olmalıdır. 1 kez olması da normal kabul edilir. Sindirilmemiş gıda, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/kabizlik-tedavisi/">Kabızlık Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hastalarıma önemle sorduğum sorulardan biri kabızlığınız var mı ? Büyük çoğunlukla “hayır, yok” yanıtını alıyorum.</p>



<p>Peki gerçekten öyle mi?</p>



<p>“Her gün düzenli dışkılama yapıyorsunuz yani” dediğimde ise 2 günde bir, 3 günde bir diyenler oluyor maalesef.</p>



<p>İdeal dışkılama günde 2 kez, yumuşak ve düzgün kıvamlı olmalıdır. 1 kez olması da normal kabul edilir. Sindirilmemiş gıda, mukus ve kan bulunmamalıdır.Düzenli şekilde haftada 3 defadan az dışkılama durumunda kabızlık söz konusudur.</p>



<p>Kalın bağırsak dışkıdaki suyun geri emilmesini sağlar. Ancak bağırsak hareketleri normalden yavaş olduğu durumda dışkıdaki su fazladan geri emilir ve katılaşır. Yetersiz sıvı tüketimi, gıda intoleransları, yetersiz mide asidi, hareketsizlik, düşük lifli beslenme, hipotiroidi, diyabet, magnezyum eksikliği, sık kullanılan bazı ilaçlar (antidepresanlar, demir ilaçları..) kabızlığa neden olur.</p>



<p>Uzun süreli kabızlık sonunda hemoroid, anal fissür gibi sorunlarla karşılaşırız. Hergün dışkılama olmadığında atılması gereken toksinler vücudumuzda normalden daha uzun süre kalır. Detoksifikasyon sistemimiz zayıflar. Gıdalarla aldığımız ancak sindirilemeyen gıdaların atılması gecikir.</p>



<p>Kabızlık mutlaka ama mutlaka hızlıca çözülmesi gereken bir sorundur.</p>



<p>Nelere dikkat etmeliyiz;<br>Günlük en az 2,5 lt su tüketimi<br>Lifli sebze-meyve tüketimi (mümkünse çiğ)/ günlük 30-35 gr lif alınmalıdır.<br>Taze hazırlanmış yeşil sebze suları<br>Et, süt ve işlenmiş gıda tüketimini sınırlamak<br>Doğal probiyotik içeren fermente gıda tüketimi<br>Zeytinyağı tüketimi<br>Tuvalet rutini oluşturmak (Her gün aynı saatte tuvalete gitmek, ayakların altına 20cm yükselti koymak) Egzersiz<br>İlk adımda kullanılacak bazı takviyeler;<br>Probiyotik kullanımı<br>Karnıyarık otu tohumu(psyllium), lektin, laktüloz, pektin, lignan içeren takviyeler<br>Magnezyum Sitrat (Epsom tuzu)<br>Sindirim enzimleri<br>Aloe vera jel</p>



<p>Takviyeler mutlaka hekim önerisi ve takibiyle uygun kombinasyonlarda kullanılmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/kabizlik-tedavisi/">Kabızlık Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dryazgi.com/kabizlik-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsülin Direnci Tedavisi</title>
		<link>https://www.dryazgi.com/insulin-direnci-tedavisi/</link>
					<comments>https://www.dryazgi.com/insulin-direnci-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Yazgı Kayabaşoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2025 03:03:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dryazgi.com/?p=2639</guid>

					<description><![CDATA[<p>Beslenmeİnsülinin fazla salgılanmasına neden olan, glisemik yükü fazla besinler kontrollü tüketilmelidir. Başta buğday olmak üzere tahıl grubu ve rafine şeker mümkünse diyetten tamamen çıkarılmalı. Meyve tüketimi de kontrollü olmalıdır. Sık sık atıştırmak insülin direncini tetikler; iki öğün beslenme (IF) ve iyi bir beslenme programı uygulanmalıdır. Lif tüketimi arttırılmalıdır. Bazı özel diyetler (örn.ketojenik diyet) uygulanabilir. Egzersiz1 [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/insulin-direnci-tedavisi/">İnsülin Direnci Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Beslenme</strong><br>İnsülinin fazla salgılanmasına neden olan, glisemik yükü fazla besinler kontrollü tüketilmelidir. Başta buğday olmak üzere tahıl grubu ve rafine şeker mümkünse diyetten tamamen çıkarılmalı. Meyve tüketimi de kontrollü olmalıdır. Sık sık atıştırmak insülin direncini tetikler; iki öğün beslenme (IF) ve iyi bir beslenme programı uygulanmalıdır. Lif tüketimi arttırılmalıdır. Bazı özel diyetler (örn.ketojenik diyet) uygulanabilir.</p>



<p><strong>Egzersiz</strong><br>1 saat ve üzerinde, orta-yoğun şiddette yapılan güçlendirme egzersizleri insülin duyarlılığını arttırır ve fazla şekerin kaslar tarafından kullanılmasını sağlar. Düzenli olarak egzersiz yapmak pankreas fonksiyonlarını iyileştirerek insülin direncini yenmede en önemli basamaklardandır.</p>



<p><strong>Bağırsak Florası</strong><br>Mikrobiyota glikoz metabolizmasında aktif rol oynamaktadır. Flora değişimleri obezite, insülin direnci ve tip 2 diyabetin nedenleri arasındadır. Bozulmuş bağırsak florası aynı zamanda vitamin ve minerallerin emilim bozukluklarına neden olur. Uygun beslenme ve doğru probiyotik seçimleriyle bağırsak iyileştirilmelidir.</p>



<p><strong>Tamamlayıcı Destekler &amp; Fitobesinler</strong><br>Eksik vitamin ve mineraller varsa kan testleriyle tespit edilmeli ve yerine konmalı. Alfa Lipoik Asit, D vitamini, Omega-3, Zerdeçal/Kurkumin gibi inflamasyonu azaltan takviyeler alınmalı. Berberin, krom gibi kan şekerini düzenleyen ve atıştırma ataklarını kontrol altına alan destekler kullanılmalıdır.</p>



<p><strong>Stres Yönetimi &amp; Kaliteli Uyku</strong><br>En geç 23.00 da yatılmalı 7-8 saat kesintisiz uyunmalıdır. Uyku öncesi gevşeme hareketleri, yoga, nefes egzersizleri stres seviyesini düşürür ve uykuya geçişi kolaylaştırır.</p>



<p><strong>Ozon Terapi</strong><br>İnsülin yüksekliği kronik iltihabi bir durumdur. Ozon terapi inflamasyonu azaltır ve kan şekerini dengeler. Yüksek insülin seviyeleri nedeniyle yükü artmış olan karaciğere destek olarak toksin yükünü azaltır, detoksu destekler.</p>



<p>Tüm bu yaklaşımlar kişiye özel ve ihtiyaca göre düzenlenmeli, ilaç ve takviyeler doğru seçilmelidir. Yıllar boyu yerleşen alışkanlıkları ve yanlış hayat tarzını değiştirmek, hastalıklarla mücadele etmek emek, sabır ve kararlılık gerektirir.</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/insulin-direnci-tedavisi/">İnsülin Direnci Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dryazgi.com/insulin-direnci-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Huzursuz Bacak Sendromu Tedavisi</title>
		<link>https://www.dryazgi.com/huzursuz-bacak-sendromu-tedavisi/</link>
					<comments>https://www.dryazgi.com/huzursuz-bacak-sendromu-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Yazgı Kayabaşoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Jan 2025 03:02:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dryazgi.com/?p=2636</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kişinin rahatsız edici ve kontrol edilemeyen bir his/dürtüyle bacaklarını hareket ettirme isteğidir. Genellikle her iki bacakta birden görülür. Sıklıkla uzun süreli hareketsiz oturma veya yatarken gerçekleşir, genellikle de akşam saatlerinde ve gece ortaya çıkar. Hastalar bu durumu bacaklarında kramp veya uyuşmadan çok ‘anormal-hoş olmayan hisler’ şeklinde tanımlar. Bu dürtüye karşı koyamayıp bacaklar hareket ettirilse bile [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/huzursuz-bacak-sendromu-tedavisi/">Huzursuz Bacak Sendromu Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kişinin rahatsız edici ve kontrol edilemeyen bir his/dürtüyle bacaklarını hareket ettirme isteğidir. Genellikle her iki bacakta birden görülür. Sıklıkla uzun süreli hareketsiz oturma veya yatarken gerçekleşir, genellikle de akşam saatlerinde ve gece ortaya çıkar. Hastalar bu durumu bacaklarında kramp veya uyuşmadan çok ‘anormal-hoş olmayan hisler’ şeklinde tanımlar. Bu dürtüye karşı koyamayıp bacaklar hareket ettirilse bile geçici bir rahatlama yaşanır. Tanıda gece kramplarından ayırt edilmelidir.</p>



<p>Huzursuz bacak sendromunun her vakada kesin nedeni bulunamasa bile aşağıdaki hastalık ve durumlarla ilişkisi yüksektir;</p>



<p>-Demir, vitamin b12, folik asit veya magnezyum eksikliği<br>-Fibromiyalji,<br>-Hipotiroidi,<br>-Romatoid artrit,<br>-Gebelik,<br>-Periferik nöropati (diyabet, alkolizm..)<br>-Parkinson, Multipl Skleroz<br>-Böbrek hastalığı,<br>-Antidepresan, antipsikotik ilaç kullanımı</p>



<p>Tedavide birçok seçenek kombine olarak denenmelidir;<br>Eksik vitamin-mineraller varsa tamamlanmalıdır.<br>Nöral terapi uygulanabilir.<br>Gerekli durumlarda dopaminerjik ilaçlar kullanılmalıdır.<br>Uyku öncesi ılık duş alınmalı, bacaklara masaj yapılmalıdır.<br>Sıcak ve/veya soğuk kompresler dönüşümlü olarak kullanılabilir.<br>Uyku hijyenine dikkat edilmelidir<br>Orta derecede, düzenli olarak egzersiz ve/veya yoga yapılmalıdır.<br>Kafein ve alkol tüketimi sınırlandırılmalıdır.<br>Özel tasarlanmış ayak kılıfları kullanılabilir<br>Gerekli durumlarda psikoterapi desteği alınmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/huzursuz-bacak-sendromu-tedavisi/">Huzursuz Bacak Sendromu Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dryazgi.com/huzursuz-bacak-sendromu-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hashimoto Hipotiroidi</title>
		<link>https://www.dryazgi.com/hashimoto-hipotiroidi/</link>
					<comments>https://www.dryazgi.com/hashimoto-hipotiroidi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Yazgı Kayabaşoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jan 2025 00:53:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dryazgi.com/?p=2545</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hashimoto bağışıklık sisteminin, tiroid dokusunu tıpkı bir bakteri, virüs gibi yabancı olarak algılaması ve savaş açması durumudur. Tiroid dokusuna karşı geliştirilen antikorlar, hücreleri öldürmeye ve hormon üretimine zarar vermeye başlar. Özellikle son yıllarda salgın gibi artış gösteren #hashimoto hastalığının nedenleri ağır metal maruziyeti, enfeksiyonlar, geçirgen bağırsak, gıda hassasiyetleri, iyot eksikliğidir. Belirtileri;-Yorgunluk, halsizlik, enerji düşüklüğü-Kas-eklem ağrıları-Unutkanlık,-İlgisizlik, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/hashimoto-hipotiroidi/">Hashimoto Hipotiroidi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hashimoto bağışıklık sisteminin, tiroid dokusunu tıpkı bir bakteri, virüs gibi yabancı olarak algılaması ve savaş açması durumudur. Tiroid dokusuna karşı geliştirilen antikorlar, hücreleri öldürmeye ve hormon üretimine zarar vermeye başlar.</p>



<p>Özellikle son yıllarda salgın gibi artış gösteren #hashimoto hastalığının nedenleri ağır metal maruziyeti, enfeksiyonlar, geçirgen bağırsak, gıda hassasiyetleri, iyot eksikliğidir.</p>



<p>Belirtileri;<br>-Yorgunluk, halsizlik, enerji düşüklüğü<br>-Kas-eklem ağrıları<br>-Unutkanlık,<br>-İlgisizlik, depresyon, fazla uyuma<br>-Kolay kilo alma, ödem<br>-Üşüme<br>-Saç dökülmesi, cilt kuruluğu<br>-Libido düşüklüğü, infertilite<br>Bu semptomlardan bir veya birkaçı olan hastada şüphelenilerek kan tetkiklerinde hormon ve antikor değerlerine bakılır. T3, T4, TSH değerleri klasik ‘referans’ aralığında olsa bile önemli olan önceki tetkiklerle olan değişimi takip etmek ve hormon değerlerinin özel oranını değerlendirmek gerekir. Tiroid hormonu yetersizliklerinin hepsi haşimato tiroidi olmasa da büyük kısmını bu tanı oluşturur. Tedavide tiroid hormonu kullanımının yanında ihtiyaca göre vitamin ve mineral takviyesi (selenyum, iyot, çinko, demir, vitamin D,B2, B12, magnezyum) yeterli kaliteli protein tüketimi, gluten ve süt ürünlerinden uzak anti-enflamatuar beslenme programı uygulanmalıdır.</p>



<p>Fazla uyarılmış ve hedefini şaşırmış bağışıklık sistemini düzenlemek ana hedeftir. Stres yönetimi ve kaliteli uyku en az hormon kullanımı kadar önemlidir.</p>



<p>Hashimoto kişiye özgü uygun bütüncül yaklaşımla bir noktaya kadar düzelebilen bir hastalıktır. Çözümsüz değildir. Lütfen genel sağlığınızı düzeltmeyi hedef alın.</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/hashimoto-hipotiroidi/">Hashimoto Hipotiroidi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dryazgi.com/hashimoto-hipotiroidi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fibromiyaljide Kullanılan Takviyeler</title>
		<link>https://www.dryazgi.com/fibromiyaljide-kullanilan-takviyeler/</link>
					<comments>https://www.dryazgi.com/fibromiyaljide-kullanilan-takviyeler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Yazgı Kayabaşoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jan 2025 00:53:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dryazgi.com/?p=2543</guid>

					<description><![CDATA[<p>Magnezyum Fibromiyalji hastalarında hücre içi magnezyum seviyesi sıklıkla düşüktür. Rutin kan tahlillerinde bakılan serum değeri bize hücre içi magnezyum seviyesi hakkında bilgi vermez. O nedenle ayrıca değerlendirilmelidir. Magnezyum Malat kas ağrılarında ve fibromiyaljide kullandığımız en etkin formdur. Kasları gevşetir, anksiyeteyi yatıştırır, eflamasyonu azaltır. Biglisinat+Sitrat formlarıyla kombine olarak kullanılabilir. Günlük doz 400-600mg elemental magnezyumdur. D Vitamini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/fibromiyaljide-kullanilan-takviyeler/">Fibromiyaljide Kullanılan Takviyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Magnezyum</p>



<p>Fibromiyalji hastalarında hücre içi magnezyum seviyesi sıklıkla düşüktür. Rutin kan tahlillerinde bakılan serum değeri bize hücre içi magnezyum seviyesi hakkında bilgi vermez. O nedenle ayrıca değerlendirilmelidir.</p>



<p>Magnezyum Malat kas ağrılarında ve fibromiyaljide kullandığımız en etkin formdur. Kasları gevşetir, anksiyeteyi yatıştırır, eflamasyonu azaltır. Biglisinat+Sitrat formlarıyla kombine olarak kullanılabilir. Günlük doz 400-600mg elemental magnezyumdur. D Vitamini</p>



<p>Enflamasyonu ve oksidatif stresi azaltarak ağrı kontrolüne katkı sağlar. Bağışıklık sistemini düzenler. Eksikliğinde yorgunluk, halsizlik, kas ve kemik ağrıları görülür. Aktif çalışabilmesi için magnezyuma ihtiyaç vardır. Kan seviyesi en az 80ng/ml seviyesinde tutulmalıdır. Sabah tok karnına, eksikliğe göre belirlenecek uygun dozda kullanılmalıdır.</p>



<p>Glutatyon /N-Asetil Sistein</p>



<p>Glutatyon toksin ve serbest radikallere karşı bizi koruyan, bilinen en güçlü antioksidan maddedir. Fibromiyalji hastalarında hücrelerdeki artmış oksidatif stres nedeniyle glutatyon seviyesi düşüktür. Düşük seviyede olduğunda hastalarda sabah tutukluğunun şiddeti artar. Ağızdan veya damar yoluyla düzenli olarak takviye edilmelidir.</p>



<p>Koenzim Q10 (Ubikinol)</p>



<p>Mitokondri çalışmasına destek olur, enerji seviyesini arttırır. Kronik hastalık tedavilerinde kullanılan pek çok ilaç Q10 seviyelerini düşürür. Eksikliğinde fiziksel yorgunluk, halsizlik, beyin sisi gibi fibromiyalji semptomları görülür. Kan şekeri ve tansiyon düşer. Sabah tok karnına 200 mg alınmalıdır.</p>



<p>Omega-3</p>



<p>Günlük 1000-2000 mg trigliserit formda EPA+DHA kullanımı fibromiyalji semptomlarında etkilidir.</p>



<p>Diğer takviyeler;<br>-B Kompleks Vitaminleri<br>-Melatonin<br>-Asetil L-Karnitin<br>-Alfa Lipoik Asit<br>-Vitamin C<br>-Probiyotik<br>-Sindirim Enzimleri</p>



<p>Ozon terapi, nöral terapi, fizik tedavi ve yoga-meditasyon ile kombine tedavi uygulanmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/fibromiyaljide-kullanilan-takviyeler/">Fibromiyaljide Kullanılan Takviyeler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dryazgi.com/fibromiyaljide-kullanilan-takviyeler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fibromiyalji / Yumuşak Doku Romatizması Nedir?</title>
		<link>https://www.dryazgi.com/fibromiyalji-yumusak-doku-romatizmasi-nedir/</link>
					<comments>https://www.dryazgi.com/fibromiyalji-yumusak-doku-romatizmasi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Yazgı Kayabaşoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jan 2025 00:52:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dryazgi.com/?p=2541</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kas, eklem ve bağ dokuda kronik inflamasyon ve oksidatif stres sonucu vücudun pek çok noktasında görülen yaygın ağrı durumudur. Ağrı tipi değişken, tam lokalize edilemeyen ve gezici (baş, boyun, bel, kalça..) olmakta, tetik noktalar görülmektedir. Aynı zamanda ağrıya eşlik eden;-Uyku problemleri-Kronik yorgunluk, halsizlikSabah tutukluğu-Beyin sisi (zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü)-Stres, depresyon/kaygı bozuklukları-Mide-bağırsak rahatsızlıkları-Cinsel işlev bozuklukları vb. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/fibromiyalji-yumusak-doku-romatizmasi-nedir/">Fibromiyalji / Yumuşak Doku Romatizması Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kas, eklem ve bağ dokuda kronik inflamasyon ve oksidatif stres sonucu vücudun pek çok noktasında görülen yaygın ağrı durumudur.</p>



<p>Ağrı tipi değişken, tam lokalize edilemeyen ve gezici (baş, boyun, bel, kalça..) olmakta, tetik noktalar görülmektedir.</p>



<p>Aynı zamanda ağrıya eşlik eden;<br>-Uyku problemleri<br>-Kronik yorgunluk, halsizlik<br>Sabah tutukluğu<br>-Beyin sisi (zihinsel yorgunluk, odaklanma güçlüğü)<br>-Stres, depresyon/kaygı bozuklukları<br>-Mide-bağırsak rahatsızlıkları<br>-Cinsel işlev bozuklukları vb. gibi pek çok semptom görülür.<br>Bu semptomların biri veya birkaçı dönem dönem yaygın ağrıya eşlik edebilir, biri bitip diğeri başlayabilir.</p>



<p>Kadın cinsiyet, kronik stres, kaygılı mizaç, depresyon, hareketsiz hayat tarzı, otoimmün hastalığı olmak fibromiyalji için başlıca risk faktörleridir.</p>



<p>Fibromiyalji de beslenme en önemli ve temel tedavidir.</p>



<p>-4 haftalık eliminasyon diyeti; tahılsız, glutensiz, süt ürünsüz, katkı-koruyucu içermeyen beslenme modeli uygulanmalıdır.<br>-Tetkik sonuçlarına ve semptomlara göre belirlenen gıda takviyeleri kullanılmalı,<br>-Ozon-iv terapi, nöral terapi, fizik tedavi uygulanmalıdır.<br>-Yoga gibi egzersiz ve derin gevşeme pratikleri uygulanmalı, stres ile başa çıkmak için gerekirse destek alınmalıdır.<br>İyileşme bir bütün.</p>



<p>Vücudumuzda bozulan mekanizmaları düzeltmek ve iyileştirmek tek bir ilaç veya yöntemle mümkün değil.</p>



<p>Zaman vermek, sabretmek ve istikrarlı şekilde iyileşmek için çaba göstermek gerekir.</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/fibromiyalji-yumusak-doku-romatizmasi-nedir/">Fibromiyalji / Yumuşak Doku Romatizması Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dryazgi.com/fibromiyalji-yumusak-doku-romatizmasi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çölyak Hastalığı</title>
		<link>https://www.dryazgi.com/colyak-hastaligi/</link>
					<comments>https://www.dryazgi.com/colyak-hastaligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Yazgı Kayabaşoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jan 2025 00:52:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dryazgi.com/?p=2539</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda farkındalığı ve sıklığı oldukça artan Çölyak Hastalığı bazı tahıllarda ve tahıl ürünlerinde bulunan gluten proteinine duyarlılık sonucu gelişen otoimmün bir hastalıktır. Çok geniş bir yelpazede gastrointestinal ve ekstraintestinal semptomlar görülür. Farklı otoimmün durumlar eşlik edebilir. (Tiroidit, inflamatuar barsak hastalıkları, artrit, aftöz ülser, Sjögren Sendromu vb..) Bazı hastalar asemptomatik olabildiği gibi klasik belirtileri şunlardır;-Kronik [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/colyak-hastaligi/">Çölyak Hastalığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son yıllarda farkındalığı ve sıklığı oldukça artan Çölyak Hastalığı bazı tahıllarda ve tahıl ürünlerinde bulunan gluten proteinine duyarlılık sonucu gelişen otoimmün bir hastalıktır. Çok geniş bir yelpazede gastrointestinal ve ekstraintestinal semptomlar görülür. Farklı otoimmün durumlar eşlik edebilir. (Tiroidit, inflamatuar barsak hastalıkları, artrit, aftöz ülser, Sjögren Sendromu vb..)</p>



<p>Bazı hastalar asemptomatik olabildiği gibi klasik belirtileri şunlardır;<br>-Kronik ishal<br>-Karın ağrısı, şişkinlik<br>-Kilo kaybı-dalgalanmaları<br>-Güçsüzlük, kronik yorgunluk<br>-Kökü kokulu dışkı<br>Erken tanı ve tedavi özellikle çocuk hastalarda gelişme geriliği, boy kısalığı, kas erimesi, anoreksiya gibi durumlar oluşturabildiği için oldukça önemlidir. Yetişkinlerde tanı alınmayan yıllar boyunca hayat kalitesini düşüren, tipik semptomlar gelişmediğinde akla gelmeyen ancak açıklanamayan infertilite, anemi, tip 1 diyabet, migren, depresyon, kemik erimesi, epilepsi gibi durumlara sebep olan önemli bir hastalıktır.</p>



<p>Sessiz ve atipik seyredebilen bir hastalık olması nedeniyle tüm dünyada çölyak hastalarının yalnızca %10’ u tanı almış durumdadır.</p>



<p>Tanı için;<br>-Antikor Testleri (tTG2, DGP, EMA, Total IgA)<br>Eğer bunlar pozitif ise;<br>-HLA tiplendirme<br>-ve sonrasında kesin tanı için biyopsi yapılmalıdır.</p>



<p>Burada önemli nokta otoantikorlara bakılırken hasta mutlaka gluten tüketiyor olmalıdır.</p>



<p>Tedavi tamamen glütensiz beslenmedir. Buğday, arpa, çavdar, bulgur, durum, irmik hayat boyu tüketilmemelidir. Yeni tanı alındığında ilk 3 ay laktozsuz diyet de önerilmedir.</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/colyak-hastaligi/">Çölyak Hastalığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dryazgi.com/colyak-hastaligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağırsak Mikrobiyotası</title>
		<link>https://www.dryazgi.com/bagirsak-mikrobiyotasi/</link>
					<comments>https://www.dryazgi.com/bagirsak-mikrobiyotasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Yazgı Kayabaşoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Jan 2025 00:51:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.dryazgi.com/?p=2537</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm sistemlerle ilişkili olan mikrobiyotamız bütüncül bir sağlık için en önemli kilit noktadır. Doğumla birlikte oluşmaya başlayan, beslenme ve çevresel faktörlerle hayat boyu şekillenen, değişen mikrobiyotamız tüm yaşamsal süreçlerde ve pek çok hastalığın temelinde yer alır. Peki sağlıklı ve dengeli bir bağırsak mikrobiyotasının görevleri nedir? -Bağırsaklara ulaşan toksinleri parçalarlar, kanserojen maddelerin etkinliğini azaltır.-Karbonhidrat kalıntılarından enerji [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/bagirsak-mikrobiyotasi/">Bağırsak Mikrobiyotası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Tüm sistemlerle ilişkili olan mikrobiyotamız bütüncül bir sağlık için en önemli kilit noktadır. Doğumla birlikte oluşmaya başlayan, beslenme ve çevresel faktörlerle hayat boyu şekillenen, değişen mikrobiyotamız tüm yaşamsal süreçlerde ve pek çok hastalığın temelinde yer alır. Peki sağlıklı ve dengeli bir bağırsak mikrobiyotasının görevleri nedir?</p>



<p>-Bağırsaklara ulaşan toksinleri parçalarlar, kanserojen maddelerin etkinliğini azaltır.<br>-Karbonhidrat kalıntılarından enerji elde edilmesini sağlar.<br>-B12, folik asit ve K2 vitamini sentezler.<br>-Kalsiyum, magnezyum ve demir emilimine destek olur.<br>-Bağırsak immün sistemi (GALT) ile birlikte bağışıklık yanıtında kilit rol oynar. Alerji gelişimine engel olur.<br>-Bazı gıdalardaki sindirime dirençli çözünür lifleri besin olarak kullanırlar.<br>-Bağırsaklardaki pH dengesini sağlar, patojenlerin üremesini engeller.<br>-Epitel bütünlüğünü koruyarak geçirgen bağırsak gelişimini engeller.<br>-Kolon kanseri gelişimine engel olurlar.<br>-Safra tuzlarının geri dönüşümünü sağlar.<br>-Bağırsak hareketlerini düzenlerler.<br>-Bağırsaklardaki enterik sinir sistemi etkileşimi ile stres, ağrı kontrolü, duygudurum bozuklukları ve nöropsikiyatrik hastalıklardan koruyucudur.<br>Sık ilaç kullanımı (antibiyotik, ağrı kesini, steroid, ppi), işlenmiş-katkılı gıdaları yoğun tüketme, düşük lif tüketimi, aşırı kalorili beslenme, bakteriyel/viral enfeksiyonlar, stres gibi faktörler mikrobiyota bütünlüğüne zarar vermektedir.</p>



<p>Günümüz modern yaşam şartlarında kaçınmakta zorlandığımız bu faktörler ne yazık ki kronik hastalıkların temelini oluşturmaktadır.Mikrobiyota dengesizliğinin yağlanma artışı ve obezite, akne, alerji, diyabet, artrit, lupus, sedef, otizm, karaciğer yağlanması, irritabl bağırsak sendromu, depresyon gibi hastalıklarla da güçlü ilişkisi ortaya konmuş durumdadır. Sağlıklı yaşam ancak sağlıklı bağırsaklarla mümkündür.</p>
<p><a href="https://www.dryazgi.com/bagirsak-mikrobiyotasi/">Bağırsak Mikrobiyotası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.dryazgi.com">Dr. Yazgı Kayabaşoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.dryazgi.com/bagirsak-mikrobiyotasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
